Zirvede Olanlar
Zirvede Olanlar
Zirvede Olanlar
BİZE ULAŞIN
Zirvede Olanlar
Zirvede Olanlar

 

 

 

 

 

  ANA SAYFA HABERLER ÜYELERİMİZ İLETİŞİM
  FOTOĞRAFLAR FAALİYETLERİMİZ EL İŞARETLERİ Ç.KALE TARİHİ
  FEDERASYON DERNEKLER SPOR KULÜPLERİ FAYDALI LİNKLE

ÇANAKKALE  İŞİTME  ENGELLİLER WEB  SAYFASINA  HOŞGELDİNİZ

     
   

...::: ÇANAKKALE'MİZİ TANIYALIM :::...    

                          .:: GELİBOLU YARIM ADASI ::.
 

        Adını Gelibolu Yarımadası'ndan alan 33.000 Hektarlık Milli Park'ın sahası doğal ve kültürel değerlerin yanı sıra Dünya Savaş Tarihi açısından büyük önem taşıyan ve Mustafa Kemal komutasındaki Türk ordu birliklerinin dünyayı şaşırtan cesaret ve kahramanlıklarının sergilendiği Çanakkale Savaşları'nın izlerini ve anılarını korumak amacıyla 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir.
        
       Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı, ilimizin en önemli gezi yerlerinden birisidir. Parkın kara sınırlarını Gelibolu Yarımadası'nın Saroz Körfezinden Ece Limanı ile Çanakkale Boğazı'nda yer alan Akbaş İskelesi arasında çizilecek bir hat oluşturur. Seddülbahir Köyü çevresinde Tekke ve Hisarcık Burunları, Ertuğrul, Morto, İkizkoyları, Alçıtepe, Kerevizdere, Zığındere ile kuzeydoğuda yer alan Arıburnu, Conkbayırı, Kocaçimen, Kanlısırt, Anafartalar ve Suvla koyları, savaşın cereyan ettiği başlıca alanlardır. Çanakkale Savaşları sırasında büyük cesaret gösteren şehit olan birlikler ve şahıslar adına bugün Gelibolu Yarımadası'nda çok sayıda şehitlik vardır. Her biri ayrı bir kahramanlık örneği olan bu şehitliklerin en önemlisi Morto Koyu' nda, Hisarlık Tepe üzerinde tüm şehitlerimizin anısına dikilen ÇANAKKALE ŞEHİTLER ABİDESİ 'dir. Tarihi Milli Park içersinde muhtelif yerlerde 37 adet Türk anıt,kitabe ve şehitliği, İngiliz, Fransız, Avustralya ve Yeni Zelanda ülkelerine ait 33 adet anıt ve mezarlık bulunmaktadır.

         Çanakkale Savaşlarına sahne olan topraklarda dünya savaş tarihi bakımından büyük önem taşıyan, Türk Şehitlikleri yabancı anıt ve mezarlıklarla müzelerin bulunduğu, denizin ormanın ve tarihin kucaklaştığı Milli Park'a Eceabat ilçemizden günün her saatinde taksi ve dolmuşlarla ulaşılır.


Bu meşhur fotoğrafta, Albay Mustafa Kemal Arıburnu savaş meydanına bakıyor. Çanakkale Şehitleri Abidesi’ndeki heykelde Mustafa Kemal’in arkasında duran iki Türk askeri, bu fotoğrafın Australian War Memorial’daki versiyonunda yoktur. Başka bir versiyon olan ve bu heykelde kullanılan, Mustafa Kemal ve arkasında ayakta duran üç askerin biraz daha rahatlamış olan pozu

Fotoğraf: aşağıdaki başlığa bakın

Türk askerlerinin, 1915’teki Çanakkale Savaşları sırasındaki hizmet ve fedakarlıkları simgeleyen, Çanakkale Şehitleri Abidesi’ndeki duvar.

 

Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.
        İşte size savaştan bir cephenin nasıl savaştığının kanıtı: 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Koca çimen’de Gonk bayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

         — Süngü tak emrini verdi. Daha sonra ;
— <<Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçenek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir >>3dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı. Siperler arası uzaklık sekiz on metre kadardı. Türk siperlerinden hiçbir asker ayrılmıyordu. Şehit düşenlerin yeri hemen dolduruluyordu. Her adım başına bir mermi düşüyor; toprak adeta tüterek kaynıyordu. Düşman dalgalar halinde Conk bayır'a doğru ilerliyordu.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün meşhur bir fotoğrafının, Çanakkale Şehitleri Abidesi’ndeki heykeli. O zaman Yarbay olan Mustafa Kemal Arı burnu’ndaki bir siperden savaş meydanına bakıyor.

 

 


 

MEHMETCİĞE DERİN SAYGI

      23 Nisan 1915 günü Conkbayırında Türkler ve Birleşik Kuvvetler arasında korkunç siper savaşları oluyor. Siperler arasında 8-10 m. mesafe var. Süngü hucumundan sonra savaşa ara verildi. Askerler siperlerine çekildi. Yaralılar ve ölüler toplanıyor. İki siper arasında açıkta ağır yaralı ve bir bacağı kopmak üzere olan İngiliz Yüzbaşı avazı çıktığı kadar bağırıyor, ağlıyor, kurtarın diye yalvarıyordu. Ancak hiçbir siperden kimse çıkıp yardım edemiyor. Çünkü en küçük bir kıpırdanışta yüzlerce kurşun yağıyordu. Bu sırada akıl almaz bir olay oldu. Türk siperlerinden beyaz bir iç çamaşırı sallandı. Arkasından arslan yapılı bir Türk askeri silahsız siperden çıktı. Hepimiz donup kaldık. Kimse nefes alamıyor, ona bakıyorduk. Asker yavaş adımlarla yürüyor siperdekiler kendisine nişan almış bekliyordu. Asker yaralı İngiliz subayını okşar gibi yerden kucakladı, kolunu omuzuna attı ve bizim siperlere doğru yürümeye başladı. Yaralıyı usulca yere bırakıp geldiği gibi kendi siperlerine döndü. Teşekkür bile edemedik. Savaş alanlarında günlerce bu kahraman Türk askerinin cesareti güzelliği ve insan sevgisi konuşuldu. Dünyanın en yürekli ve kahraman askeri Mehmetciğe derin sevgi ve saygılar.

Çanakkale 57. Alay Şehitliği

           Çanakkale'yi denizden geçemeyen İtilaf Devletleri'nin 25 Nisan 1915 günü Gelibolu Yarımadası'na ve Kumkale'ye asker çıkarmalarıyla Çanakkale kara savaşları başlamıştı. 25-26 Nisan 1915 tarihlerinde Arıburnu'nda karaya çıkıp Conkbayırı'nda ilerleyen çıkarma kuvvetleri, 19. Tümen K.Kur.Yb. Mustafa Kemal'in 25 Nisan günü verdiği “Ben size taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar geçebilir” emrini uygulayan Türk birliklerince durduruldu. Bu birliklerden biri Yb.Hüseyin Avni Bey'in komutasındaki 57. Alay'dı. 57. Alay'ın başta komutanları olmak üzere 628 kişilik mevcudunun tamamı 25-28 Nisan 1915 tarihleri arasında şehit düşmüştür.

 

57. Alay Şehitliği Girişinde Gazi Hüseyin Kaçmaz Heykeli   

 
   57. Alay Şehitliği Yanında Mehmetçik Heykeli

                                                                                                                                                         Hazırlayan: Tolga SEZER

   
     


WWW.canakkaleonline.COM

Copyright © 2004


Zirvede Olanlar